3 Kasım 2026, Salı
Yarlıg AI'ı deneyin
Son dakika
Mevzuat

Bina Deprem Yönetmeliği'nin revizyonu 2027 programında yer alıyor

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin gelecek yıl revize edilmesini ve uygulamaya yönelik eğitim materyallerinin hazırlanmasını öngörüyor. Çalışmanın sorumlu kurumu İçişleri Bakanlığı olarak belirlenmiş, kamu binalarının depreme karşı güçlendirilmesine devam edilmesi de programda yer almış. Mevcut yönetmelik 18 Mart 2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir; yeni metnin içeriği ve yürürlük tarihi henüz belli değildir.

Ne değişti?

Yıllık programda Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin 2027 yılında revize edilmesi, uygulamaya yönelik eğitim materyallerinin hazırlanması ve kamu binalarında güçlendirme çalışmalarının sürdürülmesi öngörülüyor.

Neden önemli?

Yönetmelik, yeni ve mevcut binaların deprem etkisi altındaki tasarımı, performans değerlendirmesi ve güçlendirmesi için temel kuralları belirliyor. Revizyonun kapsamı, mühendislik uygulamasını ve kamu yapı stokunu doğrudan ilgilendirebilir.

Açıklanan çalışmanın kapsamı

Yıllık programın 2027 yılı için öngördüğü çalışmalar arasında Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin gelecek yıl revize edilmesi yer alıyor. Revizyonun yanında yönetmeliğin uygulanmasına yönelik eğitim materyalleri hazırlanması ve eğitimlerin planlanması da öngörülüyor. Programda çalışmanın sorumlu kurumu İçişleri Bakanlığı olarak belirlenmiş; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları işbirliği yapacak kurumlar arasında sayılmış. Bu aşamada ortaya konan şey bir yasal düzenlemenin teklifi, kabulü veya yürürlüğe girmesi değil, yıllık programda yer alan bir çalışma hedefidir.

Mevcut yönetmeliğin çerçevesi

Revizyonun karşılaştırılacağı temel metin, 18 Mart 2018 tarihli ve 30364 sayılı mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'dir. Yönetmelik, yeniden yapılacak, değiştirilecek ve büyütülecek resmi ve özel binalarla bina türü yapıların deprem etkisi altında tasarım ve yapımı ile mevcut binaların performansının değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi için gerekli kuralları ve minimum koşulları belirler. Dayanak olarak 7269 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 5902 sayılı Kanun'un 12. ve 17. maddeleri gösterilmiştir. Yönetmelik 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'i yürürlükten kaldırmıştır.

Revizyonun gerekçesi ve kapsamı Analiz

Programın yapılaşma tarafındaki ilk gerekçesi, mevcut ve yeni yapılacak tüm alt ve üstyapıların afetlere karşı direncini artırmaktır. Bu hedef, yalnızca bina tasarımını değil, altyapı ve yapılaşmaya ilişkin mevzuatın bütününü gözden geçirme niyetiyle birlikte ele alınıyor. Programa göre yeni yapılan altyapılarda çoklu afet tehlikeleri dikkate alınacak; bu ifade, revizyonun deprem dışındaki tehlikeleri de kapsayabileceğini gösteriyor. İkinci gerekçe ise kamu hizmeti veren binalara ilişkin. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu binalarının afet ve olağanüstü durumlara hazırlığının güçlendirilmesi, Kamu Binaları Deprem Dayanımı ve Enerji Verimliliği Projesi kapsamında sürdürülecek. Böylece revizyon, hem yeni yapım kurallarını hem de mevcut kamu yapı stokunun durumunu aynı çerçevede düşündürüyor.

Nedenler tarafında bir ayrım yapmak gerekir. Programdaki ifadeler, revizyonun amacını belirlemekle birlikte bu amacın hangi hukuki araçla gerçekleşeceğini göstermez. Direnç artırımı hedefi, mevcut yönetmeliğin tasarım kurallarında güncelleme yapılmasını gerektirebileceği gibi, yalnızca yapım denetiminin veya bakım uygulamalarının sıkılaştırılmasıyla da karşılanabilir. Hangi yolun seçileceği, metnin açıklanmasıyla netleşecektir.

Çoklu tehlike yaklaşımı için de benzer bir koşul geçerlidir. Deprem tehlikesinin yanında yangın, sel veya heyelan gibi etkilerin aynı yapı için birlikte değerlendirilmesi, mevcut deprem yönetmeliğinin kapsamını genişletebilir; ancak bu genişleme ayrı mevzuat alanlarının koordinasyonunu gerektirir. Yönetmeliğin amaç maddesi bugün yalnızca deprem etkisini anar. Dolayısıyla çoklu tehlike ifadesinin yönetmelik metnine nasıl yansıyacağı, bu tehlikelerin hangi kurumun yetki alanında ele alınacağına bağlıdır.

Kamu binaları ayağında nedensellik daha dolaylıdır. Kamu hizmeti veren yapıların güçlendirilmesi, yeni bir yönetmelik olmasa da sürdürülebilecek bir proje faaliyetidir. Bu nedenle programdaki kamu binası hedefi, revizyonun zorunlu bir ön koşulu olarak okunmamalıdır. İki çalışma birbirini tamamlayabilir, ancak birinin diğerinin gecikmesine yol açıp açmayacağı belirsizdir. Güçlendirme projeleri 2018 metnine göre ilerlemeye devam ederse, yeni metnin geçiş hükümleri bu projelerin hangi aşamada korunacağını belirlemek zorunda kalabilir.

Bu değerlendirmenin değişebileceği durum, programdaki ifadelerin daha ayrıntılı bir belgeyle somutlaşmasıdır. Revizyonun kapsamı tasarım kurallarına odaklanırsa mühendislik uygulaması doğrudan etkilenir; eğitim ve denetim tarafına yoğunlaşırsa etkisi uygulayıcı düzeyde kalır. Bu iki senaryo farklı hukuki sonuçlar doğurur ve mevcut bilgilerden hangisinin öncelikli olacağı sonucuna varılamaz.

Olası sonuçlar: uygulama ve kamu yapı stoku Analiz

Revizyonun doğrudan etkisi, yeni metnin içeriğine bağlı olacaktır; bu içerik programda ayrıntılı olarak yer almadığı için sonuçlar bugünden kesin biçimde söylenemez. Olası bir etki, tasarım ve denetim süreçlerinde yeni yükümlülüklerin ortaya çıkması olabilir. Bu durumda yönetmeliğin 1. maddesinde yer alan yeni yapım, performans değerlendirmesi ve güçlendirme kuralları birlikte yeniden düzenlenebilir. İkinci bir etki alanı, eğitim materyalleridir. Revize metnin uygulayıcılara ve kamu kurumlarına aktarılması için hazırlanacak materyaller, düzenlemenin pratikteki yorumunu da şekillendirebilir. Kamu binalarındaki güçlendirme çalışmalarının sürmesi ise mevcut binaların performansını değerlendiren 2018 çerçevesinin önemini artırabilir. Bu nedenle yeni metnin geçiş dönemine ilişkin etkisi, metin yayımlanmadan değerlendirilemez.

Sonuçlar bakımından en önemli karşı ihtimal, revizyonun yalnızca yeni yapıları etkilemesi ile mevcut yapı stokunu da kapsamasının farklı yükümlülükler doğurmasıdır. Yeni yapılar için tasarım kuralları, ruhsat ve proje onay süreçlerinde doğrudan uygulanır. Mevcut yapılar için ise değerlendirme ve güçlendirme yükümlülükleri çoğu zaman idari kararlara ve mülkiyet koşullarına bağlanır. Bu nedenle aynı metnin iki farklı yapı grubunda farklı hukuki yük yaratması mümkündür.

Bir başka olası sonuç, geçiş döneminde ortaya çıkabilecek belirsizliktir. Yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri açıklanmadığında, halen devam eden projelerin hangi kurala göre değerlendirileceği bilinemeyebilir. Bu belirsizlik, mühendislik hizmeti sözleşmelerinde ve kamu yatırım planlamasında gecikme riskini artırabilir. Ancak bu sonuç, geçiş hükümlerinin ne kadar ayrıntılı kurulduğuna bağlıdır. Kapsamlı bir geçiş düzeni belirsizliği azaltır.

Eğitim materyallerinin hazırlanması ayrı bir etki alanı oluşturur. Materyaller, metnin yazılı anlamından çok uygulamada nasıl okunacağını etkileyebilir. Yorum farklılıkları bu aşamada giderilmezse, aynı hükmün farklı projelerde farklı biçimde uygulanması ihtimali doğar. Bu ihtimal, materyallerin hukuki bağlayıcılığının ne olacağına ve hangi kurumların bunları onaylayacağına göre değişir.

Son olarak, yetki tartışmasının revizyon sürecinde yeniden ortaya çıkması durumunda, yönetmeliğin dayanağına ilişkin itirazlar yeni metnin uygulanabilirliğini zayıflatabilir. Bu sonuç, yetki düzeninin metinde açıkça kurulup kurulmadığına ve dayanak hükümlerin güncellenip güncellenmediğine bağlıdır. Dolayısıyla revizyonun etkisi yalnızca teknik içerikle değil, hukuki çerçevenin ne kadar sağlam kurulduğuyla da ölçülecektir.

Yetki tartışması ve benzer içtihat Analiz

Bu yazıdaki en önemli karşı ihtimal, yetki ve dayanak tartışmasıdır. Danıştay 6. Daire, 2020/10809 E. ve 2022/6570 K. sayılı kararında Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin iptali istemini ele almıştır. Danıştay kararında, bir kanun veya kararname belirli bir konuda bir mercie yönetmelik çıkarma yetkisi verdiğinde aynı alanda diğer idari mercilerin ayrıca düzenleme yapma yetkisinin bulunmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. Bu ilke, Bina Deprem Yönetmeliği'nin dayanağı olan 7269 ve 5902 sayılı Kanunlardaki yetki dağılımının revizyon sürecinde yeniden tartışılabileceğini düşündürebilir. Bununla birlikte karar, Bina Deprem Yönetmeliği hakkında verilmiş bir karar değildir ve bu yönetmelik için doğrudan bir sonuç doğurmaz. Yetki konusu, revizyonun hukuki zemini açısından bir dikkat noktası olarak değerlendirilmelidir.

Açık kalan noktalar Açık soru

Programda revizyonun hangi tarihte tamamlanacağı, yeni metnin hangi maddelerde değişeceği ve hangi tarihte yürürlüğe gireceği belirtilmiyor. Çalışmanın teklif, kabul ve Resmî Gazete'de yayımlanma aşamalarından hangisinde olduğu da açık değil; yalnızca yıllık programda yer alan bir hedef olduğu anlaşılıyor. 2018 metninin bugünkü hâli ile yürürlükteki düzenlemenin aynı olup olmadığı ayrıca belirsizdir. Eğitim materyallerinin kapsamı ve hangi kurumların bu materyalleri hazırlayacağı da programda ayrıntılı değildir. Bu noktaların netleşmesi, revizyonun gerçek etkisini değerlendirmek için gereklidir.

Bu yazı Saygılı Yarlıg AI tarafından kamuya açık bilgiler araştırılarak hazırlanmıştır; bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.

Bu konuda Yargıtay kararları

Yazı yayımlanırken külliyattan seçilmiş kararlar; metne gitmek için tıklayın.

  1. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/17678 E. 2019/9592 K. 09.10.2019
    13. Hukuk Dairesi · 2019-10-09 · bozma
    tarafından ... ilinde inşa edilen siteden birer adet daire satın aldıklarını, davalıların standartlara ve «deprem» «yönetmeliğine» uygun bir yapı inşa etmediklerini, kusurlu davrandıklarını ve 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana…gelen «depremler» sonucunda «binanın» yıkılacak şekilde ağır derecede…
  2. Danıştay 8. Daire 2022/7038 E. 2025/4550 K. 14.05.2025
    8. Daire · 2025-05-14 · ret
    kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan «yönetmelikle» belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi…halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu «yerler»…
  3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/2614 E. 2024/3369 K. 30.10.2024
    3. Hukuk Dairesi · 2024-10-30 · düzelterek_onama
    sona erme tarihli uzun süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait hastane «binasının» müvekkiline kiralandığını, müvekkilinin kira sözleşmesi imzalandığı günden bu yana kiralananı iyi şekilde kullandığını, «yılda» birkaç defa…olan boya, bakım ve yasaların kendilerine izin verdiği sınırlar dahilinde kiralananın onarımını…

Kendi olayınız için yapay zekâ ile içtihat arayın.

İlgili dosyalar

Mevzuat →
Gündemdeki kararları kendi dosyanızla birlikte okuyun.

Yarlıg AI içtihat araştırır, dilekçe yazar; UYAP dosyalarınızı, duruşmalarınızı ve sürelerinizi takip eder. Panelde gündemin bir yıllık arşivi de açıktır. 14 gün ücretsiz, kart bilgisi istenmez.

Ücretsiz deneyin →