3 Kasım 2026, Salı
Yarlıg AI'ı deneyin
Son dakika
Şirketler ve rekabet

Bozuk yol kazalarında tazmin: kasko, idari yargı ve adli yargı ayrımı

Yol çukuru veya altyapı çalışması nedeniyle oluşan tek taraflı kazalarda zarar, kasko poliçesi, sorumlu idari kurum ya da ticaret mahkemesi yoluyla talep edilebilir; her yolun koşulları birbirinden farklıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarihli kararı, hizmet kusuru iddialarını idari yargıya, Karayolları Trafik Kanunu'ndan doğan sorumluluk davalarını adli yargıya ayırmaktadır. Anayasa Mahkemesi de bir çukur kazasında tazminat taleplerinin gerekçesiz reddini Anayasa'nın 17. maddesi bakımından ihlal saymıştır.

Ne değişti?

Ele alınan metinlerde yeni bir mevzuat değişikliği ya da yürürlük tarihi yer almamaktadır. Yazı, mevcut tazmin yollarının sigorta, idari yargı ve adli yargı arasındaki ayrımını bir araya getirmektedir.

Neden önemli?

Çukur ve altyapı kazalarında sürücü, hangi kurumdan ve hangi sürede başvuracağını bilmeden zararını üstlenebilmektedir. Yanlış yargı yolunun seçilmesi süreci doğrudan etkileyebilir.

Tek taraflı kazada iki ana tazmin yolu

Yol çukuru, bozulma ya da altyapı çalışmasından doğan tek taraflı kazalarda zarar gören sürücünün başvuracağı yol, aracın kasko poliçesi olup olmamasına göre değişmektedir. Avukat Talha Duman'ın değerlendirmesine göre kasko kapsamındaki sürücü, olayı ispatlaması koşuluyla zararını sigorta şirketinden talep edebilir. Duman, altyapı çalışması, çukur veya yola yanlış takılan kapağa çarpılma ve sürtünme gibi durumlarda da kasko kapsamında onarım yapılması gerektiğini belirtmiş; sürücülerin bu hakkı yeterince bilmediği için masrafı çoğu kez kendi cebinden karşıladığını söylemiştir. Kasko poliçesi bulunmayan araç sahipleri için ise tazmin yolu, sorumlu idari kuruma karşı dava açmaktır. Bu ayrım, aynı olayda hangi hukuki yolun açık olduğunu belirleyen temel çerçevedir.

Kasko yolunda ispat, ihbar süresi ve tahkim

Kasko yolunda ilk adım, kolluk kuvvetlerinin tutacağı tek taraflı kaza tespit tutanağıdır. Duman'a göre olay bu tutanakla ispatlanabilir. Şirket, başvuru üzerine ödeme yapabilir ya da ödemeyi reddedebilir; ödeme yapılırsa zarar karşılanmış olur. Ödeme yapılmazsa iki yol öne çıkmaktadır. Birincisi, sigorta şirketinin üyesi olduğu Sigorta Tahkim Komisyonu'dur. Duman, komisyon kararlarının mahkeme kararı niteliğinde ve icra edilebilir olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yolda muhatap sigorta şirketinin komisyonda üye olması şarttır. Duman, geçen yıl komisyonlarda yaklaşık 800 bin uyuşmazlığın çözüldüğünü ve ortalama sürenin 4-6 ay olduğunu aktarmıştır.

Kasko dışında kalan sürücüler ve idari başvuru

Kasko poliçesi bulunmayan sürücüler için avukat Muhammed Cemil İmamoğulları'nın anlattığı yol farklıdır. Bu yolda ilk adım, kazanın yaşandığı alanın sorumluluğunun hangi idari kuruma ait olduğunun belirlenmesidir. Ardından bu kuruma dilekçeyle zararın giderilmesi için başvurulmalıdır. İmamoğulları'na göre otuz gün içinde yanıt gelmezse altmış gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. Bu aşamada kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve masraf faturaları önem taşır. Avukatın süreleri hangi düzenlemeye dayandırdığı metinde açıklanmadığı için bu süreler genel bir çerçeve olarak okunmalıdır. Hangi kurumun sorumlu olduğu sorusu ise somut olaydaki yol yönetimine göre ayrıca belirlenecektir.

Yargıtay'ın idari yargı ve adli yargı ayrımı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarihli, 2014/731 E., 2015/2366 K. sayılı kararı, yol çalışmasından doğan araç hasarına ilişkin rücu istemlerinde yargı yolunu ayırmaktadır. Karara göre kamu kurumunun yol çalışması hizmetinin kusurlu yürütülmesinden doğan zarar iddiası hizmet kusuru kavramıyla değerlendirilir ve idari yargı yerinde görülür. Kararda hizmet kusurunun hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi ya da kötü işlemesi biçiminde ortaya çıkabileceği belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesine göre, işleten veya sahibi kamu kuruluşu olan araçların sebep olduğu zararlar dahil, kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Karar bu iki alanı şöyle ayırmaktadır: araç işleticisi sıfatıyla açılan davalar adli yargıya, trafik düzeni ve güvenliği hizmetinden kaynaklanan idari yükümlülük iddiaları idari yargıya girmektedir.

Ticaret mahkemesinde benzer bir rücu uyuşmazlığı

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/485 E., 2025/951 K. Davacı sigorta şirketi, 19.02.2022 tarihli kazada sigortalısına ödediği 142.828,00 TL'nin altyapı kazısı yapan şirketten rücuen tahsilini istemiş, icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmıştır. Belediye yazılarında 15.10.2021-29.11.2021 tarihli kazı ruhsatı bulunduğu, ruhsat bitiş tarihinden sonra kazı çalışmasının sürdüğü ve kaplama onarımının belediyece yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi kök raporunda belediyenin yüzde 65, sürücünün yüzde 35 kusurlu bulunduğu; Adli Tıp Kurumu raporunda sürücünün yüzde 75, yol sorumlusu kurumun yüzde 25 kusurlu olduğu aktarılmıştır. Hüküm kısmı ve kesinleşme durumu bilinmediğinden davanın sonucu hakkında bir değerlendirme yapılmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin ihlal tespiti

Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı, 30 Haziran 2015'te bir otomobilin yaklaşık 140 santimetre uzunluğunda, 80 santimetre genişliğinde ve 10 santimetre derinliğindeki bir çukura girerek takla atması ve sürücü ile çocuğun yaralanmasını konu almaktadır. Kaza tespit tutanağında çukurun etrafında uyarı levhası bulunmadığı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin birinci derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bala Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, idare mahkemesi maddi tazminatı reddederken çocuk için 7 bin 500 lira manevi tazminat hükmetmiştir. İstinafta her iki tazminat talebi de reddedilmiş; gerekçede muayene süresinin dolması, emniyet kemeri bulunmaması ve fazla kişi bulunması öne çıkarılmıştır. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasındaki hakkın ihlal edildiğine hükmetmiş ve karar örneğinin yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

Yol kusuru ile sigorta yolunun ayrışmasının nedenleri Analiz

Aynı çukur olayında sürücünün bir yolu seçmesini zorlaştıran ilk mekanizma, sorumlu kurumun kimliğine bağlı yargı yolu ayrımıdır. Hizmet kusuru iddiası idari yargıya, Trafik Kanunu'ndan doğan sorumluluk ise adli yargıya bağlandığından, aynı zarar iki farklı başvuru tipine yönlenebilmektedir. İkinci mekanizma, altyapı çalışmasında sorumluluğun dağılmasıdır. Üçüncü mekanizma ise sürücü kusurudur. Hız ve sürüş koşullarına uygunluk değerlendirmeleri, zararın bir kısmının sürücüye yüklenmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle sorumluluk, tek bir kurumun eylemine bağlanmadan parçalı biçimde tartışılmaktadır.

Olası sonuçlar: süre, yol seçimi ve gerekçe standardı Analiz

Birinci olası sonuç, sürelerin hak kaybına dönüşebilmesidir. Duman'ın aktardığı beş iş günlük ihbar süresi ile İmamoğulları'nın anlattığı otuz ve altmış günlük süreler, başvuru yolunun doğru ve zamanında seçilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu sürelerin ihlalinin sonucunun hangi koşullarda ne olacağı ise metinlerde ayrıntılı açıklanmamıştır. İkinci sonuç, yol seçiminin süreye etkisidir. Komisyonda ortalama 4-6 ayın söylenmesi, genel mahkeme yolunun daha uzun sürebileceğine işaret eder; ancak ticaret mahkemesinde yargılama süresine ilişkin bir veri yoktur. Üçüncü olası sonuç, yargısal gerekçe standardıdır. Anayasa Mahkemesi'nin yerel mahkemede yol kusuru ve idarenin tedbir yükümlülüğünün değerlendirilmemesini eleştirmesi, benzer dosyalarda kusur ve sorumluluk tartışmasının gerekçede ayrıntılı yer almasını gündeme getirebilir.

Karşı ihtimaller ve sınırlar Analiz

Sigorta tarafı açısından ilk karşı ihtimal, ödemenin reddedilmesi ve sürücünün tahkim yoluna gidememesidir. Duman'ın belirttiği üyelik şartı nedeniyle muhatap şirket komisyonda üye değilse, sürücü genel mahkeme yoluna yönelmek zorunda kalabilir. Bu durumda yargılama süresi daha uzun olabilir. Kamu kurumu tarafı açısından ikinci karşı ihtimal, sorumluluğun başka bir kuruma, özellikle kazı yapan şirkete ya da ruhsat sürecine ait olduğunun ileri sürülmesidir. Ticaret mahkemesi dosyasındaki savunmalarda da kurumun kaplamadan sorumlu olmadığı ve ruhsatın tamamlandığı iddiaları yer almaktadır. Bilirkişi raporlarında kusur oranlarının farklılaşması, bu tartışmanın tek bir sonuca bağlanmadığını gösterir. Dolayısıyla sürücünün aldığı pay, kazanın tüm koşullarına göre değişebilecektir.

Açık kalan sorular Açık soru

Yargıtay kararının hangi koşullarda yargı yolunun idari ya da adli olacağı, metinde yer alan görüş ayrılığının içeriğine göre daha net anlaşılabilir. Karar metninin sonunda yer alan azınlık görüşü bu yazının konusu dışında bırakılmıştır. Ayrıca 2015 tarihli kararın, sonraki mevzuat ve içtihat gelişmeleriyle hangi ölçüde sürdüğü bu yazıda ele alınmamıştır. Bir diğer açık soru, ticaret mahkemesi dosyasının hüküm kısmında kusur oranlarının hangi esasa dayandığıdır. Bu bilgi olmadan, benzer olaylarda hangi oranların mahkemece kabul edileceği konusunda kesin bir sonuca varılamaz. Son olarak, kasko poliçesi bulunmayan sürücüler için idari başvuru süreçlerinin uygulamada nasıl işlediği, anlatılan genel çerçevenin dışında kalmaktadır.

Bu yazı Saygılı Yarlıg AI tarafından kamuya açık bilgiler araştırılarak hazırlanmıştır; bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.

Bu konuda Yargıtay kararları

Yazı yayımlanırken külliyattan seçilmiş kararlar; metne gitmek için tıklayın.

  1. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/168 E. 2026/571 K. 07.07.2026
    İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi · 2026-07-07
    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2023 tarihinde meydana gelen «kazada», davalı araç sürücü ...'ın sevk ve «idaresindeki» ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı park halindeki otomobile…sonrasında da aracın yanında bulunan yaya müvekkiline çarptığını, yaralanmalı ve maddi…
  2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/1590 E. 2026/2214 K. 22.09.2026
    Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi · 2026-09-22 · ret
    Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının bedensel zarar «tazminatı» talebi öncesinde müvekkili ......'na mevzuata uygun şekilde zorunlu belgelerle başvurmadığını, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu uyarınca dava şartının…gerçekleşmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, «kazaya» sebebiyet…
  3. Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/472 E. 2026/710 K. 16.07.2026
    Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi · 2026-07-16
    Davanın, trafik «kazası» nedeniyle sürekli-geçici iş görememezlikten kaynaklı ve bakıcı-tedavi giderinden kaynaklı maddi ve manevi «tazminat» davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce verilen…tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile;" Olay tarihinde sürücü ...…

Kendi olayınız için yapay zekâ ile içtihat arayın.

Gündemdeki kararları kendi dosyanızla birlikte okuyun.

Yarlıg AI içtihat araştırır, dilekçe yazar; UYAP dosyalarınızı, duruşmalarınızı ve sürelerinizi takip eder. Panelde gündemin bir yıllık arşivi de açıktır. 14 gün ücretsiz, kart bilgisi istenmez.

Ücretsiz deneyin →