Saygılı Yarlıg

İdari Yargıda İstinaf Süresi ve Adli Tatil

Son güncelleme: 19 Ekim 2026 · Hazırlayan: Saygılı Yarlıg AI

İdari yargıda istinaf süresinin doğru belirlenmesi, kararın üst mahkemece incelenmesini sağlayacak başvurunun usulüne uygun yapılması açısından önem taşır. Süre; kararın tebliği, elektronik tebligatın kanuni tarihi ve son günün adli tatile rastlayıp rastlamaması birlikte değerlendirilerek hesaplanmalıdır.

Son günü elle saymayın: süre hesaplama aracı tebliğ tarihinden son günü tatilleri hesaba katarak ücretsiz hesaplar.

İstinaf süresi ve yasal dayanağı

İstinaf süresi, ilk derece idare veya vergi mahkemesinin kanun yolu denetimine açık kararına karşı bölge idare mahkemesinde başvuru yapılabilecek kanuni zaman aralığıdır. Sürenin uzunluğu, kararın niteliği ve uygulanacak özel düzenleme dikkate alınarak belirlenir. Bu nedenle her karara aynı sürenin uygulanacağı varsayılmamalıdır.

İdari yargıda istinafın temel usul çerçevesi İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru hakkının kapsamı, sürenin başlangıcı ve hesaplanması bakımından kanunun yanı sıra kararın türü ile tebliğ evrakı da incelenmelidir. Burada gün sayısı verilmediğinden, somut dosyadaki süre karar ve güncel mevzuat üzerinden teyit edilmelidir.

Süre ne zaman başlar: tebliğ ve e-tebligat

İstinaf süresinin başlangıç noktası, kararın usulüne uygun tebliğ edildiği tarihtir. Süre hesabında tebliğ günü kural olarak hesaba katılmaz; hesap izleyen günden başlatılır. Bununla birlikte, tebliğin geçerli olup olmadığı veya kime yapılması gerektiği konusunda uyuşmazlık varsa, başlangıç tarihi ayrıca hukuki değerlendirme gerektirebilir.

E-tebligatta iletinin elektronik adrese ulaştığı tarih ile tebliğ edilmiş sayıldığı tarih aynı olmayabilir. Elektronik tebligat mevzuatındaki kabul kuralı uygulanarak önce kanuni tebliğ tarihi tespit edilmelidir. Sadece sistemde görünen gönderim veya ulaşma kaydını esas almak, başlangıç gününün yanlış belirlenmesine yol açabilir.

Sürenin hesabı ve adli tatilin etkisi

Süre hesabında başlangıç tarihi belirlendikten sonra, kanunda öngörülen süre izleyen günden itibaren yürütülür. Araya giren hafta sonları veya resmî tatiller kural olarak süreyi durdurmaz ve hesabın dışında bırakılmaz. Bu günlerin etkisi, son günün tatile rastlaması hâlinde ortaya çıkabilecek uzama bakımından değerlendirilir.

Adli tatil, istinaf süresinin her durumda işlemediği veya tamamen durduğu anlamına gelmez. İdari yargıdaki çalışmaya ara verme düzenlemesi kapsamında, sürenin bitişi adli tatil dönemine rastladığında kanunda öngörülen uzama kuralı gündeme gelebilir. Son gün adli tatil dışında bir tatile denk geliyorsa da genel süre hesabına ilişkin hükümler incelenmelidir. Uygulanacak sonuç, kararın ve takvimin özelliklerine göre teyit edilmelidir.

Yer tutucularla örnek süre hesabı

[MAHKEME] kararı [DAVACI] vekiline [TEBLİĞ TARİHİ] tarihinde tebliğ edilmiş olsun. Öncelikle tebligatın usulüne uygunluğu ve bu tarihin kanuni tebliğ tarihi olup olmadığı kontrol edilir. Ardından tebliğ günü dışarıda bırakılarak izleyen gün süre hesabının başlangıcı kabul edilir.

Vekil, karara uygulanacak istinaf süresini güncel mevzuat ve kararın niteliğine göre belirler; bu süre takvim üzerinde izlenir. Hesaplanan son gün [ADLİ TATİL DÖNEMİ] içine düşüyorsa, sürenin uzamasına ilişkin kural değerlendirilerek yeni son gün saptanır. Bu örnekte gerçek tarih ve gün sayısı kullanılmadığından, hesaplanan tarih dosyanın takvimine göre ayrıca yazılmalıdır.

Süre kaçırılırsa ve uygulamada dikkat edilecekler

İstinaf başvurusu kanuni süreden sonra yapılırsa, başvuru süre aşımı nedeniyle incelenmeden reddedilebilir. Böyle bir durumda karar istinaf denetiminden geçmeyebilir ve kesinleşme sonucu doğabilir; ancak kararın kesinleşme durumu ile başka başvuru yollarının bulunup bulunmadığı somut dosya üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir. Süreyi kaçırdığı düşünülen taraf, tebligatın usulü ve varsa özel durumlar konusunda dosya kayıtlarını gecikmeden incelemelidir.

Uygulamada tebliğ mazbatası, elektronik tebligat kayıtları, vekâlet ilişkisi ve kararın kanun yolu açıklaması birlikte kontrol edilmelidir. Başvurunun son güne bırakılması teknik veya usulî aksaklık riskini artırır. Adli tatil hesabı konusunda tereddüt varsa, yalnızca tatil takvimine bakmak yerine ilgili kanun hükümleri ve kararın niteliği esas alınarak birden fazla kontrol yapılmalıdır.

Bu sayfa yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Süre, madde ve usul bilgilerini güncel mevzuattan doğrulayın; somut olayınız için bir avukata danışın.

Sıkça sorulan sorular

İdari yargıda istinaf süresi adli tatilde durur mu?

Kural olarak adli tatil, istinaf süresini baştan sona durduran bir dönem değildir. Sürenin son günü adli tatile rastlarsa ilgili kanun hükümlerindeki uzama kuralı gündeme gelir; somut dosyada bu kuralın uygulanıp uygulanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

İstinaf süresi tebliğ tarihinden mi başlar?

Başlangıç, kararın usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği tarihe göre belirlenir. Tebliğ günü süre hesabına katılmaz; izleyen gün başlangıç kabul edilir ve elektronik tebligatta da önce kanuni tebliğ tarihi saptanır.

E-tebligatta istinaf süresi nasıl hesaplanır?

Elektronik tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı gün ile tebliğ edilmiş sayıldığı gün aynı olmayabilir. Önce mevzuattaki kabul tarihi belirlenmeli, ardından süre bu tarih esas alınarak hesaplanmalıdır.

İstinaf süresi kaçırılırsa ne olur?

Süresinde başvuru yapılmazsa istinaf başvurusu süre aşımı nedeniyle incelenmeyebilir. Bu durum, kararın başka bir kanun yolu veya olağanüstü başvuru imkânı bulunup bulunmadığından bağımsız olarak, istinaf denetimini engelleyebilir.