Saygılı Yarlıg

İşçilik Alacağı için İhtarname Örneği

Son güncelleme: 2 Kasım 2026 · Hazırlayan: Saygılı Yarlıg AI

İşçilik alacaklarının ödenmemesi hâlinde çoğu uyuşmazlık, dava açılmadan önce çekilen bir ihtarnameyle şekillenir. Bu rehber, işçilik alacağına ilişkin ihtarnamenin işlevini, taşıması gereken unsurları ve bölüm bölüm nasıl kurulacağını yer tutuculu bir iskelet üzerinden açıklar.

Taslağı sıfırdan yazmak yerine Yarlıg AI ile dilekçe taslağı oluşturabilir, süresini süre hesaplama aracıyla kontrol edebilirsiniz.

İhtarname ne zaman ve neden hazırlanır

İhtarname, işçilik alacağının doğduğu ve muaccel hâle geldiği ancak ödenmediği durumlarda, alacaklının iradesini karşı tarafa yazılı olarak ulaştırdığı tek taraflı bir bildirimdir. Ücret, fazla çalışma karşılığı, yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı gibi kalemlerde alacağın varlığını ve miktarını somutlaştırmak, ödeme talebini belgelemek amacıyla düzenlenir.

İşlevi yalnızca talep değildir. İhtarname ile borçlu temerrüde düşürülür, alacağın varlığı ve kapsamı kayda geçirilir, ileride açılacak davada dayanılacak olguların tarihi sabitlenir. Özellikle iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra kısa sürede harekete geçilmesi, hem ispat hem de zamanaşımı bakımından önem taşıdığından, ihtarname çoğu zaman dava veya zorunlu dava öncesi başvuru sürecinin ilk adımı olarak planlanır.

İhtarname bir dava dilekçesi değildir; ancak dilekçeyle çelişmemesi gerekir. Bu nedenle belgeye yazılan talep sonucu, ileride ileri sürülecek taleplerle uyumlu tutulmalı, sonradan artırılacak kalemler bakımından da ihtiyatlı bir ifade kullanılmalıdır.

Belgede bulunması gereken unsurlar

İhtarnamenin geçerliliği bakımından kanunda öngörülmüş katı bir şekil şartı bulunmamakla birlikte, ilgili kanun hükümleri ve yerleşik uygulama çerçevesinde bazı unsurların bulunması belgeyi işlevsel kılar. Tarafların kimlik ve iletişim bilgileri, alacağın türü ve dayanağı, miktar veya miktarın nasıl hesaplandığı, ödeme için verilen makul süre ve ödeme yapılmamasının sonuçları açıkça yazılmalıdır.

Alacağın her kalemi ayrı ayrı gösterilmeli; toplam tutar ile kalem tutarları birbiriyle tutarlı olmalıdır. Tutarın henüz kesinleşmediği hâllerde, hesaplamanın hangi kayıtlara dayandığı belirtilmeli ve bilirkişi incelemesine konu edilecek kısımlar ayrı tutulmalıdır. Belgenin sonunda düzenleyenin imzası, düzenleme yeri ve tarihi yer almalıdır.

Bölüm bölüm yapı

İyi kurgulanmış bir ihtarname, okuyucunun talebi ilk sayfada anlayabileceği biçimde ilerlemelidir. Belge; başlık, taraflar, konu, açıklamalar, hukuki nedenler, deliller, sonuç ve istem sırasıyla kurulabilir. Kısa belgelerde hukuki nedenler ile deliller tek başlık altında birleştirilebilir.

Başlıkta belgenin niteliği açıkça yazılmalıdır. Taraflar bölümünde alacaklı işçi ile muhatap işverenin (veya alt işverenin) kimlik ve adres bilgileri eksiksiz gösterilir. Konu bölümü, talebi tek paragrafta özetler; açıklamalar bölümü ise olguları kronolojik sırayla aktarır ve alacağın hesabını somutlaştırır.

Hukuki nedenler bölümünde talebin dayandığı mevzuat ve sözleşme hükümlerine genel olarak atıf yapılması yeterlidir; kesin madde numarası vermek zorunlu değildir. Deliller bölümü, işyeri kayıtları, ücret bordroları, yazışmalar ve tanık gibi ispat araçlarını listeler. Sonuç ve istem bölümünde ise ödeme talebi, süre ve olası başvuru yollarına ilişkin ihtar net biçimde tekrarlanır.

Yer tutuculu kısa örnek iskelet

Aşağıdaki iskelet, metnin kurgusunu göstermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın özelliklerine göre bölümler eklenmeli veya birleştirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

İhtarnamelerde en sık görülen sorun, talebin muğlak bırakılmasıdır. Hangi kalemin hangi dönem için istendiği yazılmadığında, belge ileride ispat aracı olarak beklenen işlevi görmez. Benzer biçimde, talep edilen tutarın hesabının hiç gösterilmemesi veya toplamla çelişmesi, belgenin güvenilirliğini zedeler.

Muhatabın yanlış belirlenmesi, alt işveren ilişkisinin veya temsilcinin gözden kaçırılması da sık rastlanan hatalardandır. Belgenin tarihsiz bırakılması, imzalanmaması, eklerin listelenmemesi ve tebliğin belgelenmemesi ise ileride temerrüt ve süre tartışmalarına yol açar.

Süre ve sunum usulüne dikkat edilecekler

İhtarname bakımından kanunda özel bir süre öngörülmüş değildir; ancak alacağın zamanaşımına uğramaması ve ispatın korunması için makul olan en kısa sürede düzenlenmesidir. İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra kayıt ve tanık delillerinin kaybolma riski arttığından, belgenin geciktirilmemesi yerinde olur.

Sunumda noter aracılığıyla tebliğ, içeriğin ve tebliğ tarihinin tartışmasız biçimde belgelenmesini sağlar. İadeli taahhütlü gönderim veya elektronik tebligat yoluyla yapılan bildirimlerde de teslim belgesi ve içerik kaydı saklanmalıdır. Elden teslimde ise alındı belgesi düzenlenmesi önerilir.

İhtarname, dava veya zorunlu dava öncesi başvuru dosyasına eklenmeli; tebliğ belgesi ile birlikte muhafaza edilmelidir. Sonraki aşamalarda ileri sürülecek taleplerin kapsamı belirlenirken, ihtarnamedeki ifadelerle uyum gözetilmeli, farklılık varsa gerekçesi açıklanmalıdır.

Bu sayfa yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Süre, madde ve usul bilgilerini güncel mevzuattan doğrulayın; somut olayınız için bir avukata danışın.

Sıkça sorulan sorular

İşçilik alacağı için ihtarname zorunlu mu?

Kanunda ihtarname çekilmesini zorunlu kılan genel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak borçluyu temerrüde düşürmek ve alacağın kapsamını yazılı olarak sabitlemek için pratikte sıkça başvurulan bir yoldur.

İhtarnamede tutarın kesin olarak yazılması şart mı?

Şart değildir; ancak talebin somutlaşması bakımından tutarın veya hesap yönteminin gösterilmesi yararlıdır. Tutarın henüz kesinleşmediği hâllerde, hesaplamanın hangi kayıtlara dayandığı açıklanmalıdır.

İhtarname noter aracılığıyla mı gönderilmeli?

Zorunlu değildir; iadeli taahhütlü gönderim veya elektronik tebligat da mümkündür. Belirleyici olan, içeriğin ve tebliğ tarihinin belgelenebilmesidir.

İhtarnamede hukuki nedenler nasıl yazılmalı?

Talebin dayandığı mevzuat ve sözleşme hükümlerine genel atıf yapılması yeterlidir. Emin olunmayan hâllerde madde numarası vermek yerine ilgili kanun hükümlerine gönderme yapılması daha güvenlidir.

İhtarnameye ek konulmalı mı?

Alacağın dayanağını oluşturan bordro, yazışma ve benzeri belgelerin eklenmesi ve eklerin listede gösterilmesi, belgenin ispat değerini güçlendirir. Eklerin bir nüshası da düzenleyende kalmalıdır.