Saygılı Yarlıg

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/4150 E. 2024/14733 K. 07.11.2024

3. Ceza Dairesi · 2024-11-07 · bozma

3. Ceza Dairesi 2021/4150 E. , 2024/14733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1742 E., 2020/312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/326 E, 2019/257 K. SUÇ : Anayasayı ihlal, Silahlı terör örgütüne üye olma, Suçluyu Kayırma, HÜKÜM :A) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat, 3-Sanık ... hakkında TCK'nin 30 ve CMK'nın 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 4-Sanık ... hakkında; TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet B) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, 2-Sanık ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 58/9, 53, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet 4-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet, 5-Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet, C) Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden; 1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraat, 2-Sanık ... hakkında CMK'nin 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, D) Birleşen davalar bakımından ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca davaların reddi, E) Sanık ... hakkında; TCK'nın 283/1, 62, 53, 63, CMK'nın 231/5 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması,Kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Ret, Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunu'n 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, Sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz yasa yoluna tabi olmadığından incelenmeksizin İADESİNE, Silahlı terör örgütüne üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından davaya katılma hakkı bulunmayan katılan Cumhurbaşkanlığı vekilinin; anayasayı ihlal, silahlı terör örgütüne üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan davaya katılma hakkı bulunmayan Milli Savunma Bakanlığı vekilinin; dosyada herhangi bir suçtan katılma hakkı bulunmayan Ösym Başkanlığı vekilinin ilgili hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından CMK'nın 296 ncı maddesi uyarınca temyiz taleplerinin REDDİNE; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında anayasayı ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından "ceza verilmesine yer olmadığına" dair kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, anayasayı ihlal suçundan katılan sıfatına haiz Cumhurbaşkanlığı vekilinin, sanıklar müdafiileri ile sanık ..., ..., ..., ..., ...'nin temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; ... dışındaki sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı anlaşıldığından bu sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları temyiz kapsamı dışında bırakılmıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas 2019/1953 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde (faillerle birlikte) fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasası'nın 137/2 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24/3 üncü maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olayda; Gölcük Donanma Üssünde Meydana Gelen Olaylar: Gölcük Donanma Üssünde darbe teşebbüsüne yönelik faaliyetlerin başlangıcını Ankara Akıncı Üssünde bulunan ...’ın saat 20:29 itibariyle Donanma Üs Komutanı ...’i araması ve darbe teşebbüsü için gece 03:00 itibariyle belirlenen harekete geçme saatinin öne alındığını bildirmesiyle başladığı anlaşılmıştır. Telefonla tâlimat alan ... darbe teşebbüsünün amaçları doğrultusunda Donanma Üssünün kontrolünü ele almak ve önceden yapılan plan doğrultusunda Harp Filo Komutanı ile Donanma Kurmay Başkanını usulsüz derdest etmek amacıyla ekibini toplamaya başlamıştır. Ardından harekete geçerek Güvenlik Tabur Komutanlığı nöbetçi astsubayını dâhili hattan telefonla aramış ve “benim hâricimde Donanma Komutanı ve Donanma Kurmay Başkanı dâhil Kara Hazır Kıtasını kim isterse emrini dinlemeyeceksin” diyerek telefonu kapatmıştır. Donanma Karargah binasına giderek nöbetçi âmirine “Donanma Komutanı bölge dışında, emir-komuta bende, ben Donanma Komutanıyım, hiç kimse Donanma Komutanı ve Donanma Kurmay Başkanı dahil Karargah’a kimse girmeyecek, giriş-çıkış yapılmayacak, kontrol altına al ve emniyeti sağla, Karargah askerlerinden 20 tane teçhizatlı asker ile Karargah binasını koru ve kontrol altında tut” demiştir. Önce Donanma Kurmay Başkanının bulunduğu Tepe Lojmanlarına giderek müşteki Yalçın Payal’i isteği dışında araca bindirip Merkez Komutanlığına götürerek önceden hazırlanan nezarethaneye kapatmış, sonra olumsuz birtakım gelişmeleri duyup Harp Filo Karargahına gelmiş olan Harp Filo Komutanı ...’ı bulunduğu Karargah binasından zorla Merkez Komutanlığına getirerek hürriyetini kısıtlamıştır. Gözaltına alınan müşteki amirallerin bir an önce İstanbul Maltepe Askeri Cezaevine gönderilmesi yönündeki tâlimat uyarınca ... bu sevk işlemi için yeteri kadar askerle birlikte araç hazırlanması ve askerlerin silahlandırılmasını istemiştir. Bu sevk işlemi için ... plakalı ... marka Askeri Cezaevi Tutuklu Sevk Aracı ile bu araca eskortluk yapacak olan ... plaka sayılı ... marka Jeep model araç hazırlanmış, tutuklu sevk aracını kullanacak şoför bulunamaması nedeniyle bu aracı kullanmaya ehliyetli tek şoför durumunda bulunan uzman Çavuş sanık ... evine telefon edilerek çağrılmıştır. Sanık ... birliğe geldiğinde garajdan çıkartılan sevk aracı Merkez Komutanlığı arka kapısına getirtilmiş durumdadır. Gerekli hazırlıkların tamamlandığını gören ...’in talimatıyla müşteki amiraller yine istekleri dışında Merkez Komutanlığından çıkartılarak cezaevi nakil aracına bindirilmişler ve önünde bir eskort araç ile birlikte saat 00:42 itibariyle Maltepe Askeri Cezaevine gitmek üzere Donanma Üssünden gönderilmişlerdir. Araçlar seyir hâlinde iken Gebze İlçesi D-100 Karayolu İstanbul istikameti ... önü mevkiine gelindiğinde Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri ile toplanan vatandaşlar tarafından yolun kapatılması üzerine, saat 02.00 sıralarında usulsüz sevk işlemi yapan araçlar durdurularak müştekiler kurtarılmıştır. Gölcük Donanma Komutanlığı Merkez Komutanlığında uzman çavuş rütbesiyle şoför olarak görevli sanık ...’nin, darbeye teşebbüs eden sanıklarla önceden fikir birliğine vararak atılı eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği gibi aksine sanık savunması ve alınan tüm beyanlarda, başlangıçta olay gecesi sanığın evinde bulunduğu, ülke genelinde meydana gelen gelişmelerden kısmen haberdar olsa bile Donanma Üssünde yaşanan olaylardan bilgisinin olmadığı, müşteki amirallerin sevki ile ilgili kanunsuz emir geldiğinde E sınıfı ehliyet gerektiren sevk aracını kullanma yeterliliğine sahip ehliyetli başka şoför bulunmadığından Harun İlaslan’ın talimatıyla evinden acilen çağrıldığı, saat 00:15 – 00:30 sıralarında birliğe geldikten sonra daha neler olduğunu anlayamadan önceden hazırlanmış bir görev yazısıyla müşteki amiralleri taşıyan araçların saat 00:42 sıralarında Merkez Komutanlığından ayrıldığı, müşteki amiraller ile araç sürücüsü sanık ... arasında herhangi bir görüşme yaşanmadığı, sevk aracının sürücüsünün bulunduğu ön kabini ile müşteki amirallerin tutulduğu arka kabinini ayıran bir bölmenin yer aldığı, kanunsuz iş yaptıkları yönündeki müştekilerin araç içersindekilere uyarılarının sürücü sanık tarafından duyulmaması ihtimal dahilinde olsa bile sanık savunmasında sevki yapılan tutukluların Harp Filo Komutanı ile Donanma Kurmay Başkanı olduklarını bilmediğine yönelik savunmasının inandırıcı kabul edilemeyeceği, zira yolculuğun saat 00:42 sıralarında Merkez Komutanlığından başlayıp saat 02:00 dolayında Gebze ... mevkiinde sonu bulduğu, bu süreç içersinde yolda müşteki ...’ın tuvalet ihtiyacı nedeniyle Osmangazi Köprüsünü geçtikten sonra aracın kısa bir süre durduğu, akabinde seyir halindeyken Dilovası İlçe Emniyet Müdürü ...’ün kendi bulunduğu makam aracıyla tutuklu sevk aracını tâkip ederken bir süre bu araçlara durmaları yönünde uyarılarının olduğu, neticede olay gecesinin olağanüstü şartlarına özgü gelişen durumlar karşısında şoför sanık ...’nin rütbesi, eğitimi, mesleki bilgi ve deneyimi ile olayın gelişim biçimi ölçüsünde eylemlerinin bir haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz hataya düştüğü anlaşılmış olmakla bundan yararlandırılması gerektiği kanaatine varılmış ve atılı suçlardan dolayı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiş bulunulmaktadır. Sanık ... hakkında aynı zamanda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiş olup, iddianame kapsamında kendisine yöneltilen suçlama ve iddiaların ileri sürülüş biçimine göre yüklenen eylemi tutuklu sevk aracını kullanmaktan ibaret olduğundan bunun dışında silahlı terör örgütünün hiyerarşisinde yer alıp organik bağ kurduğuna, örgüt içersinde sürekli, çeşitli ve yoğun faaliyetleri olduğuna ilişkin soyut iddia dışında mahkumiyetini gerektirir kesin ve inandırıcı delilleri elde edilemediğinden bu suçtan ise beraatine ilişkin karar verilmiştir. Gölcük Donanma Üs’sünün Poyraz Limanının karada kalan kısımları dâhil fiziki güvenliğinin Güvenlik Tabur Komutanlığınca sağlandığı, Güvenlik Tabur Komutanı Binbaşı ...’ün 15 Temmuz 2016 günü itibariyle yıllık izinli olması nedeniyle yokluğunda bu görevin sanık yüzbaşı ... tarafından vekâleten yürütüldüğü, sanık yüzbaşı ...’in de Güvenlik Tabur Komutanlığı 3. Güvenlik Bölük Komutanı olarak görev yaptığı ve aynı zamanda Güvenlik Koordinasyon Âmirliği görevine de vekâleten baktığı, ...’ın Üs Savunma Harekât Merkezi Âmiri sıfatıyla albay rütbesinde görev yaptığı, sanıklar ... ile ...’ün Güvenlik Tabur Komutanlığında astsubay olarak görev yaptıkları, sanık ...’in o gece itibariyle Kara Hazır Kıtası nöbetçi astsubayı olması sebebiyle Üs içerisinde bulunduğu, Üs Komutanı ... tarafından darbenin amaçları doğrultusunda Üs içersinde kontrolü ele almak amacıyla Üs giriş kapılarında faraziye (eğitim amaçlı tatbikat) yapılacağı tâlimatı verildiği, bu gelişme karşısında Üs dışında bulunan sanıklar ..., ... ile ...’ün de birliğe geldikleri, saat 22:40 sıralarında alarm durumunun turuncu seviyeye yükseltildiğinin anons edildiği, bunun üzerine Üs kapılarındaki tedbirlerin artırıldığı, tel çekme işlemi yapıldığı, içeriye sadece askeri personel kimliği olanların alındığı, bu gelişme sonrası nöbetçi astsubayı ... tarafından güvenlik amaçlı kara hazır kıta tim komutanlarının birliğe çağrıldığı, 4 tane hazır kıta timi teşkil edildiği, 1. timin başında astsubay ..., 2. timin başında astsubay ..., 3. hazır kıta timinin başında astsubay Sezgin Kılınç ve 4. hazır kıta timinin başında astsubay ... olmak üzere 6’şar kişiden oluşan bu hazır kıta timlerinin tamamına askeri teçhizat aldırıldığı, ihtiyaç duyulan kapı ya da mevkiye yönlendirilmek üzere bekledikleri; bu esnada ülke genelinde darbeci teröristler tarafından kullanılan savaş uçaklarının saat 22.05 civarında alçaktan uçuş yapmaya başlaması, saat 22.10 civarında bir grup asker tarafından Boğaziçi Köprüsü’nün tanklarla tek yönlü olarak trafiğe kapatılması, aynı sıralarda Türkiye genelinde birçok kamu binası önünde asker ve polisin karşı karşıya gelmeye başlaması, Ankara'da MİT binası ve Genelkurmay Başkanlığı Karargâhına helikopterden ateş açılması, saat 22.35 sıralarında Atatürk Havalimanı’na askerlerin tanklarla gelmeleri ve kontrol kulesine girmeleri, saat 23.10 sıralarında Başbakan ...'ın olayları "kalkışma" olarak niteleyen açıklama yaparak Türk ordusu içerisindeki bir grubun darbe girişiminde bulunduğunu duyurması, saat 23.50 sıralarında TRT merkezi başta olmak üzere Ankara'nın dört bir yanından güçlü patlama sesleri gelmesiyle iyice belirginleşen darbe girişimine tepki amacıyla vatandaşların sokaklara dökülmeye başladığı, 16 Temmuz 2016 günü saat 00.15 sıralarında darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi bir kısım darbeci askerlerin TRT binasını basarak bir spikere bildiri adı altında açıklama okuttukları, saat 00:37 sıralarında Cumhurbaşkanı ...’ın facetime üzerinden ... kanalına demeç verdiği, darbe girişimini “silahlı güçler içerisindeki küçük bir azınlığın kalkışması” olarak nitelendirdiği, vatandaşlardan hükümete destek için sokağa/meydanlara çıkmalarını istediği; Gölcük Donanma Üs’sü kapılarındaki yoğunluk ve hareketliliğin bir süre daha devam ettiği, saat 00.30 sıralarında alarm seviyesinin “kırmızı” ya yükseltilmesiyle Üs kapılarının araç ve yaya giriş ve çıkışına tamamen kapatıldığı, bu sıralarda artık Gölcük halkının da sokaklara çıkmaya başladığı, vatandaşların büyük oranda Kapı-2 (Merkez Komutanlığı ve Jandarma Komutanlığı yanındaki kapı) karşısındaki Anıtpark (Çınarlıpark)’ta toplandığı, toplanan kalabalığın terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişimini en güçlü biçimde protesto etmek, demokratik tepkilerini göstermek ve gerekirse engellemek için en yakın askeri birlik olan Donanma Komutanlığındaki Merkez Kapıya doğru yöneldikleri, vatandaşlar ile Donanma Komutanlığı giriş kapısı arasında polis görevlileri tarafından ko

Metin kamuya açık karardan alınmıştır ve uzun kararlarda kısaltılmıştır. Künye, süre ve madde bilgilerini kaynağından doğrulayın.